Bodrum’da Dehşet: Rus Anne ve Kızı Cinayete Kurban Gitti

Bodrum'da Dehşet: Rus Anne ve Kızı Cinayete Kurban Gitti

25 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye gündemini sarsan bir cinayet olayı, Kasım 2023’te Bodrum’da meydana geldi. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Rus uyruklu Irina Dvizova (42) ve kızı Dayana’nın (15) uzun süre haber alınamaması, yakınlarının Konacık Mahallesi’ndeki evlerine çilingirle girmesiyle son buldu. Evdeki koltuklarda bulunan kan izleri, arama çalışmalarını başlattı. Yapılan araştırmalar, İçmeler bölgesindeki dik bir yamaçta, anne ve kızın çarşafa sarılı cansız bedenlerinin bulunmasıyla sonuçlandı. Olayın failleri arasında yer alan eski koca Andrej Kuslevic (49) ile anne ve kız arasında velayet davası nedeniyle ciddi bir husumet bulunduğu tespit edildi.

Kuslevic, cinayet sonrası 5 yaşındaki ortak çocuklarını alarak önce Litvanya’ya kaçtı, ardından Almanya’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildi. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Kuslevic, suçlamaları reddetmesine rağmen en ağır ceza ile cezalandırıldı.

CİNAYETİN KAN DONDURAN DETAYLARI

Mahkeme kararına göre, cinayet anlık bir öfke ile değil, aksine soğukkanlı bir şekilde planlanmış bir eylem olarak belirlendi. Yapılan otopsi sonuçlarına göre, Irina Dvizova’nın baş, kulak ve omzuna isabet eden 3 kurşunla hayatını kaybettiği, kızı Dayana’nın ise boyun ve göğsünden 2 kurşunla öldüğü tespit edildi. Kuslevic’in cinayet sonrasında evde yaklaşık 4,5 saat kalarak delilleri yok etme çabası içinde olduğu ortaya çıktı. Cesetleri çarşafa sararak eski eşine ait aracın bagajına yerleştiren Kuslevic, 5 yaşındaki oğlunu bir otele bıraktıktan sonra cesetleri uçurumdan atmak üzere yola çıktı. Kaçış planını titizlikle uygulayan katil, dikkat çekmemek için sabaha karşı taksiyle kendi aracını almaya gitti ve ardından oğlunu alarak cinayeti işlediği aracı Ankara Esenboğa Havalimanı’na götürdü.

MAHKEME DEĞERLENDİRMESİ

Mahkemede yaptığı savunmada, kendisine ait olduğu iddia edilen kamera görüntülerinin yanlış olduğunu belirten Kuslevic’in bu iddiaları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve otel kayıtları ile çürütüldü. Mahkeme gerekçeli kararında, Kuslevic’in cinayeti önceden tasarladığına dair somut deliller sundu. Kararda, sanığın Türkiye’ye giriş yapar yapmaz aracına sahte plaka takması ve cinayetten önce evin etrafında günlerce keşif yapması dikkat çekici bir detay olarak yer aldı. Ayrıca, kaçarken kullandığı araçta anne ve kızıyla ilgili kan izlerinin bulunması ve bununla ilgili makul bir açıklama getirememesi de mahkeme kararında vurgulandı. Katilin, yakalanmamak için aynı gün içinde iki farklı ülkeye uçak bileti alması, cinayet sonrası kaçış ve saklanma sürecini de planladığını gösteren önemli bir kanıt olarak değerlendirildi. Mahkeme, bu nedenlerle “tasarlayarak öldürme” suçundan cezasını indirim yapmadan onayladı.