19 Mayıs 2026 tarihinde Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen olay, ülke genelinde derin bir üzüntü ve şaşkınlık yarattı. Kavga ihbarı üzerine bölgeye giden iki polis memuru, Altı katlı bir iş merkezinin üçüncü katına çıktıkları sırada bir şüpheli tarafından açılan ateşle şehit oldu. Şehit olan polislerimiz Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, ilk ateşte ağır yaralanarak hayatlarını kaybettiler. Saldırgan ise yaralı olarak yakalandı.
Olayın arka planına dair önemli bilgilere ulaşan gazeteci İsmail Saymaz, dikkat çeken ayrıntıları paylaştı. Saymaz’ın aktardığına göre, polisler aslında kavga ihbarı üzerine değil, hakkında kısıtlılık kararı bulunan ve kayıp olarak aranan bir şahsın izini bulan ailesinin ihbarı üzerine adrese gitmişlerdi.
24 yaşındaki Orhan Altan, İstanbul’dan Çorlu’ya gelerek, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi’ndeki iş merkezinin üçüncü katında bir oda kiralamıştı. Ailesi, kayıp olan Altan’ın izini bulduktan sonra durumu polise bildirdi. 17 Mayıs’ta Tütüncüler ve Koç, Altan’ın kaldığı adrese sivil kıyafetlerle gitti. Kapıya vurduklarında Altan cevap vermedi. İki polis, giriş kattaki bir büfeciyle konuşarak anahtarı temin edip üst kata çıktı. Kapıyı açtıklarında, Altan tarafından bıçaklı bir saldırıya uğradılar.
Polis memurları bıçak darbesiyle yaralanarak yere düştüler. Altan, daha sonra bir polisin beylik silahını alarak, hem yerde yatan polise hem de koridora çıkarak yardım isteyen diğer polis arkadaşına ateş açtı. Bu saldırı sonucunda, her iki polisimiz de şehit oldu. Altan, olay sonrası silahla sokağa çıkarak ateş açmaya devam etti. Olayı duyan bir devriye ekibi, Altan’ı ayağından vurarak yakalamayı başardı.
Olay sırasında, vatandaşlar Altan’ı linç etmeye çalıştılar, ancak polis, Altan’ı kalabalıktan uzaklaştırarak güvenli bir bölgeye götürdü. Altan’ın kendisine IŞİD görünümü vermek için saç ve sakal uzattığı belirtilirken, hastanede yapılan incelemede vücudunda kablo bulunduğu, bunun da kendisini canlı bomba süsü vermek amacıyla yerleştirildiği düşünülüyor. Ayrıca evinde yapılan araştırmada, duvarlara yazılar yazdığı ortaya çıktı.
Bu olay, Türk polisinin ne denli fedakarca bir görev yaptığına dair çarpıcı bir örnek teşkil etmekte ve kaybettiğimiz kahramanlarımızı anma gerekliliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.