Suat Kılıç’tan NATO Zirvesi eleştirisi: Güvenlik değil, magazin konuşuldu

Img

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Samsun’da yaptığı açıklamada NATO Zirvesi’nde liderlere sunulan menülerin gündemi meşgul etmesini eleştirdi. Türkiye’nin F-35 ve F-16 gibi hayati savunma projelerindeki tıkanıklıkların ve ekonomik zorlukların geri planda kaldığını vurgulayan Kılıç, dış politikadan ekonomiye kadar geniş bir yelpazede hükümete sert eleştiriler yöneltti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, Samsun’da gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ MAGAZİN GÜNDEMİNE FEDA EDİLEMEZ”

NATO Zirvesi’nin organizasyonel başarısını takdir eden Kılıç, buna karşın zirve sonrasında konuşulan konulara şu ifadelerle tepki gösterdi:

“Trabzon tereyağından Denizli yoğurduna, Kayseri mantısından Tokat yaprak sarmasına kadar hangi liderin ne yediği konuşuldu; fakat Türkiye’nin yıllardır çözüm bekleyen savunma sorunları aynı ilgiyi görmedi” diyen Kılıç, Türkiye’nin CAATSA yaptırımları, teslim alamadığı F-35 savaş uçakları ve modernizasyonu tamamlanamayan F-16’lar gibi stratejik meselelerinin magazinel detayların gölgesinde bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Patriot hava savunma sistemleri ve ANKA motorları konusundaki sözlerin tutulmadığına da dikkat çeken Kılıç, “Türkiye’nin güvenliği magazin gündemine feda edilemez” ifadelerini kullandı.

“GAZZE’DE YAŞANAN İNSANLIK DRAMINA SESSİZ KALINMAMALIDIR!”

Dış politikadaki eleştirilerinin hükümeti zayıflatma amacı taşımadığını belirten Kılıç, aksine Türkiye’nin müzakere gücünü artırmayı hedeflediğini ifade etti.

ABD’nin İsrail’e gösterdiği hassasiyeti müttefiki Türkiye’ye göstermediğini söyleyen Kılıç, Gazze’de çocuklar hayatını kaybederken sergilenen tutumu eleştirdi. Kılıç, “Üstelik NATO Zirvesi devam ederken Gazze’de çocuklar hayatını kaybetmeye, insanlık dramı yaşanmaya devam etti. Bizim itirazımız tam da bunadır!” diyerek ABD’nin sürekli “Bakarız” yaklaşımını benimsemesine karşı çıktı.

Ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Kılıç, temmuz ayında yapılan maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını vurguladı.

En düşük emekli aylığının 23 bin 520 liraya çıkarılmasına karşın, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 40 bin liraya dayandığına işaret eden Kılıç, emekliye “ara zam” ve “refah payı” çağrısında bulundu.

Paranın değer kaybını 200 liralık banknot üzerinden örnekleyen Kılıç, “Bugün ülkemizin en büyük banknotu olan 200 lira, dört kişinin yemek yediği bir restoranda bırakılan sıradan bir bahşiş kadar bile değer ifade etmiyor” dedi.

Türkiye’de 20 milyonun üzerinde vatandaşın sosyal yardımlarla yaşadığını belirten Kılıç, “Her dört kişiden biri düzenli, her üç kişiden biri ise belirli aralıklarla sosyal yardım alıyorsa, bu tablo gelişmiş bir ekonomiyi değil, yoksullukla mücadele eden bir ülkeyi gösterir” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca, belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik yolsuzluk soruşturmalarına değinen Kılıç, hukukun siyasi ayrım gözetmeden işletilmesi gerektiğini ve deprem yardımlarıyla ilgili iddiaların yıllar sonra gündeme gelmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıç, gazeteciliğe yönelik tartışmalara ilişkin, şu ifadeleri kullandı:

“Gazetecilik elbette suç değildir! Gazetecilik, devletin eğitimini verdiği, basın kartıyla tanımladığı saygın bir meslektir. Üniversitelerde gazetecilikten radyo-televizyona, halkla ilişkilerden iletişim fakültelerine kadar birçok bölüm bu mesleğin eğitimini vermektedir. Bir gazeteci suç işleyebilir; bu gazeteciliğin suçu değildir, o kişinin suçudur. Aynı şekilde bir avukatın ya da bir mühendisin işlediği suç da bütün meslek grubunu bağlamaz” (ANKA)

yok

Author: Onur Koç