Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemi geçişleri, ABD ve İran arasında gerçekleştirilen iki haftalık geçici ateşkesin ilk beş günü içerisinde yüzde 10 oranında azaldı. Bu dönemde gemilerin varış noktaları genellikle Umman, Çin, Hindistan, Pakistan, Malezya ve Brezilya’daki limanlar oldu. Küresel ticaret açısından stratejik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafikle ilgili belirsizlikler devam ediyor. ABD ve İran, Pakistan’da yürütülen müzakerelerde Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda karşı karşıya gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, donanmalarının boğazı kullanmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alacaklarını duyurdu. Bu gelişme, ateşkes sonrasında yeniden çatışmaların ortaya çıkabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Trump’ın açıklamalarını “gerçeklikten uzak ve bir blöf” olarak nitelendirerek, “Bu tür bir girişim savaş ilanı sayılır ve karşılık verme hakkımız saklıdır. Ayrıca henüz kullanmadığımız diğer seçeneklerimiz de mevcut.” ifadelerini kullandı.
Ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerinde bir iyileşme gözlemlenmedi. 1-27 Şubat tarihleri arasında günlük ortalama 129 gemi geçiş yaparken, savaşın başlamasıyla birlikte bu sayı yüzde 90’dan fazla düştü. 8 Nisan itibarıyla sağlanan ateşkes sonrası, boğazdan 8-12 Nisan tarihleri arasında sadece 55 ticari gemi geçişi gerçekleşti; bunlardan 29’unun yüklü olduğu gözlemlendi. Önceki beş günlük dönemde ise 61 gemi geçiş yapmıştı, bu da yüzde 10’luk bir azalma anlamına geliyor.
Ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin büyük kısmını İran bağlantılı ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan gemiler oluşturdu. Bu gemilerin çoğu İran limanlarından yola çıkmıştı. Savaşın başlangıcından itibaren İran’ın petrol ihracatı günlük 1,5-2 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. Geçiş yapılan gemilerin varış noktaları genellikle Asya ve Latin Amerika ülkeleri oldu.
Boğazda en yoğun trafik, 11 Nisan’da 14 geminin geçiş yapmasıyla gerçekleşti. O gün kaydedilen verilere göre, 2 milyon varil Irak ham petrolü ve 2’şer milyon varil Suudi Arabistan ham petrolü taşıyan büyük tankerler, boğazdan geçen gemiler arasındaydı. Bu tankerlerden biri Yunan, diğer ikisi ise Çin sahipliydi. Söz konusu ülkeler, 28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı’nın ardından boğazdan geçen gemilerin ana destinasyonlarını oluşturuyor.
Danimarka merkezli yatırım firması Küresel Risk Yönetimi Araştırma Başkanı Arne Lohmann Rasmussen, Pakistan’daki barış görüşmelerinin “çökmesi” sonrası müzakerelerin yeniden başlamasının pek olası görünmediğini belirtti ve “Ateşkesin sürüp sürmeyeceği de belirsizliğini koruyor.” değerlendirmesinde bulundu. Trump’ın, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinden İran bağlantılı trafiği engelleyeceğini açıklayacağını hatırlatan Rasmussen, “Savaş boyunca devam eden İran petrol ihracatı, büyük ölçüde Çin’e olmak üzere günlük yaklaşık 1,5-2 milyon varil seviyesinde seyrediyor. Trump’ın bu adımının gerekçesi net değil.” ifadelerini kullandı.