Emekli Aylıklarına Yapılacak Zam Analizi
Emekli aylıklarına yapılacak artış konusundaki tartışmalar devam ederken, Çalışma Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, konuya ilişkin önemli bir analiz sundu.
Çelik’e göre, ekonomi yönetiminin odaklandığı düşük oranlı zam tartışmaları, aslında emekliye gerçek anlamda refah getirmeyecek. Çelik, bu konuda “kitabın ortasından” konuşarak dikkat çekti.
Prof. Dr. Aziz Çelik’in analizine göre, emekli aylıklarındaki asıl kayıp enflasyon değil, ülkenin toplam zenginliğinden (GSYH) alınan payın dramatik bir şekilde düşmesinden kaynaklanıyor.
Pasta Payı Neden Azaldı?

Çelik, analizini AKP iktidara geldiğindeki 2002 verileri ile 2026 hedefleri arasındaki ilişkiye dayandırdı. İktisadi ispatın anahtar rakamları şunlar:
| Kriter | 2002 Verileri | 2026 Hedefi/Öngörüsü |
| En Düşük İşçi Emekli Aylığı | 257 TL | 42.000 TL (Olması gereken) |
| Aylık Kişi Başına GSYH | 457 TL | 75.000 TL |
| Aylığın GSYH’ye Oranı | %56 | %56 (Korunması gereken) |
Neden 42 Bin TL?

Aziz Çelik’e göre, 2002 yılındaki “en düşük emekli aylığının kişi başına düşen milli gelire oranı” rasyosunun bugün de korunması gerekiyor.
Bu hesabı şu formülle açıklayabiliriz:
75.000 TL (Milli Gelir) × 0,56 (Rasyo) = 42.000 TL
“2002 yılında emekli aylığının pastadaki payı %56 idi. Eğer bugün de emekli, 2002 yılındaki refah düzeyinde tutulmak istenseydi, alacağı rakam 42 bin TL olmalıydı. En düşük emekli aylığı gerçeği budur.”
Bu veri seti, Türkiye’de emeklilerin sadece enflasyona karşı değil, aynı zamanda ülkenin büyümesine karşı da nasıl yoksullaştığını göstermektedir.
18-19 bin TL arasındaki zam tartışmaları emekliyi açlık sınırının altında tutarken, Çelik’in verdiği “42 bin TL” hedefi, emeklinin 24 yıl önceki satın alma gücüne geri dönmesini temsil etmektedir.