“`html
2026 yılı, mimarlık alanında önemli değişikliklere sahne olacak. Son dönemlerde dünya genelinde mimarlık; politik etkiler, mesleki tartışmalar ve önemli ustaların kayıplarından kaynaklanan boşluklarla yeni bir boyuta taşındı. 2026, aynı zamanda birçok büyük ölçekli ve cesur projenin hayata geçmesi bekleniyor. Farklı ülkelerde yükselen bu yapılar, geleceğin mimarlık anlayışını da şekillendirecek gibi görünüyor. İşte 2026’da dikkat çekmesi beklenen mimari projeler…
1. Sagrada Familia – Barselona, İspanya

Barselona’nın kalbinde bulunan Sagrada Familia, mimarlık tarihine derin bir saygı duruşu niteliğinde. 19. yüzyılın sonlarında temelleri atılan bu muazzam bazilika, tamamlama sürecine tam bir asırdan fazla bir zaman tanıdı. 2026 yılı, yapının son iki kulenin tamamlanacağı yıl olarak öne çıkıyor. Antoni Gaudí’nin ölümünün yüzüncü yılına denk gelecek şekilde, yapının ana kulesi olan İsa Mesih Kulesi inşaatının tamamlanması hedefleniyor. 170 metreye ulaşacak bu kule, Sagrada Familia’nın mimari olarak tamamlanmış hissini vermesi açısından kritik bir adım olacak.
2. 520 Fifth Avenue – New York, ABD

New York’un gökdelen mimarisi, son yıllarda belirgin bir dönüşüm sürecine girdi. Şeffaf cam yapılar yerini, tarihsel izler taşıyan daha ağır yapıtların oluşturduğu bir siluete bırakmaya başladı. 520 Fifth Avenue, bu değişimin canlı bir örneği olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 305 metre yüksekliği ile Beaux-Arts tarzına selam duran yapının kemerleri ve güçlü kütlesi, Manhattan’ın ikonik görünümüne yeni bir boyut kazandırıyor. Tasarımı üstlenen Kohn Pedersen Fox’un ilham kaynakları arasında Grand Central Terminal ve New York Halk Kütüphanesi yer alıyor. Bu yapı, geçmişle olan bağı kopartmadan nostaljik bir yaklaşımla ortaya çıkıyor.
İlginizi çekebilir:
21 Garip Fotoğrafla Anlam Vermekte Zorlanacağınız Mimarlık Hataları
3. Kış Olimpiyat Köyü – Milano, İtalya

Olimpiyat köyleri genellikle büyük bir belirsizlik taşır: Oyunların ardından bu alanlar ne olacak? Milano’daki 2026 Kış Olimpiyat Köyü, bu soruya etkili bir çözüm sunmayı amaçlayan örneklerden biri. Şehir merkezinin güneydoğusunda yer alan bu yapı, oyunlar süresince çok sayıda sporcuyu ağırlayacak. Ancak asıl değer, olimpiyat sonrası dönemde yatıyor. Skidmore, Owings & Merrill tarafından tasarlanan köy, yalnızca birkaç ay içinde 1.700 yataklı öğrenci yurduna dönüştürülebilecek şekilde planlandı. Sporcular için tasarlanan sosyal alanlar, gelecekte öğrencilerin de kullanabileceği şekilde düzenlenmiştir.
4. Guggenheim Abu Dabi – Birleşik Arap Emirlikleri

Guggenheim Abu Dabi, mimarlık dünyasında Frank Gehry’nin üstün başarısını yansıtan önemli bir yapı. Gehry’nin dinamik tasarım dili, bölgenin mimari gelenekleri ile harmanlanarak ortaya çıkıyor. Yapının avluları, Orta Doğu’daki geleneksel içe dönük mekan anlayışını benimserken, koni biçimli hacimler modern yorumlarla rüzgar kulelerine selam duruyor. İlk bakışta karmaşık görünen form, aslında iklim koşullarıyla uyumlu bir yapı oluşturuyor. 2026 yılında mimarlık dünyasını etkisi altına alması beklenen bu proje, isminden sıklıkla söz ettirecek.
İlginizi çekebilir:
Bilbao Etkisi: Ünlü Mimar Frank Gehry’nin Tasarladığı Müze Koca Bir Şehri Nasıl Değiştirdi?
5. Tour F – Abidjan, Fildişi Sahili

Fildişi Sahili’nin en yüksek yapısı olmaya aday Tour F, Afrika’nın yeni bir sembolü haline gelmeye hazırlanıyor. Yaklaşık 421 metre yüksekliğindeki bu kule, Abidjan’ın idari alanındaki uzun vadeli kentsel vizyonun ete kemiğe bürünmüş hali. Pierre Fakhoury’nin tasarladığı yapı, cam cephesindeki eğimli bölümleriyle Afrika maskesine benzer bir görünüm sergiliyor. Ancak bu yapının anlamı yalnızca dış görünümüyle sınırlı değil. Siyasi istikrarsızlık geçmişine sahip bir ülkede, bu kule ekonomik güven ve umut taşımayı hedefliyor. Abidjan’ın yoğun nüfus yapısı göz önüne alındığında bu tür bir yapının gerekliliği sorgulanabilir; ancak yüksek binalar genellikle sembol anlamı taşır ve Tour F de bu rolü üstlenmeyi planlıyor.
6. Şanghay Büyük Opera Binası – Şanghay, Çin

Şanghay, yeni bir opera binası ile mimari iddiasını yükseltiyor. Snohetta tarafından tasarlanan bu yapı, nehir kenarındaki konumuyla ve yerden yükseliyormuş hissi veren tasarımıyla dikkat çekiyor. En dikkat çekici unsurlardan biri, ziyaretçileri halka açık çatı alanına ulaşmayı sağlayan spiral merdiven. Bu merdiven, sadece geçiş amacı taşımayan, yapının kalbinde yer alan güçlü bir semboldür. İç mekanda, Batı operası ile Çin’in geleneksel sahne sanatlarını bir araya getiren üç farklı salon bulunmaktadır.
İlginizi çekebilir:
Popüler Turistik Yerlere Kıyasla Çok Daha Ucuz ve Güzel Olan 10 Avrupa Şehri
7. Obama Başkanlık Merkezi – Chicago, ABD

Chicago’nun Güney Yakası’nda inşa edilen Obama Başkanlık Merkezi, çok sayıda siyasi tartışmanın odağı haline geldi. Tod Williams ve Billie Tsien’in tasarladığı bina, simgesel bir dikilitaş görünümüne sahip. Cephelerdeki metinler ve sanatçı Theaster Gates’in katkıları, artık bir mimari anıt olmasına katkı sağlıyor. Park alanları, kütüphanesi ve kamusal alanları ile birlikte bu merkez, hem geçmişi anmakta hem de canlı bir sosyal alan yaratma hedefindedir.
8. Irak Merkez Bankası – Bağdat, Irak

Zaha Hadid’in doğum yeri olan Bağdat’ta inşa edilen Irak Merkez Bankası, mimar için önemli bir kilometre taşıdır. İnce bir taban üzerine yükselen ve açılarak genişleyen formu, Bağdat siluetine dinamik bir atmosfer katıyor. Bu yapı, Irak’ın yakın tarihindeki kırılmalarla da ilişkilidir. Bugün genç neslin bu yapıyı onurla paylaşması, mimarlığın umut verici bir güç olduğunun kanıtını oluşturuyor.
İlginizi çekebilir:
Camp Nou’dan San Siro’ya: Futbolun Kalbinin Attığı Dünyanın En Etkileyici 16 Stadyumu
9. Lucas Anlatı Sanatı Müzesi – Los Angeles, ABD

Star Wars’un yaratıcısı George Lucas’ın 1 milyar dolarlık rüyası, nihayet Los Angeles’ta hayat buluyor. Çinli mimar Ma Yansong ve MAD Architects imzasını taşıyan Lucas Anlatı Sanatları Müzesi, Exposition Park’ta adeta havaya inmiş bir uzay gemisi gibi duruyor. Uzun ve kıvrımlı formu, 11 dönümlük alanda inşa edildiği izlenimini veriyor. 100,000 metrekareyi aşan sergi alanı ile bu müze, sadece Çinli bir mimarın Amerika’daki en önemli projelerinden biri değil, aynı zamanda anlatı sanatına adanmış benzersiz bir kültür merkezi olma özelliği taşıyor.
10. Melbourne Metro Tüneli – Melbourne, Avustralya

Melbourne, 40 yıl içinde gerçekleştirilecek en büyük ulaşım projesi ile kentsel hareketliliğini köklü bir şekilde dönüştürüyor. 10 yılda tamamlanacak ve yaklaşık 9 milyar dolara mal olacak Metro Tüneli, şehir merkezinin altından geçen 9.8 kilometrelik iki paralel tünel ve beş yeni istasyon ile demiryolu ağını yeniden yapılandıracak. Şubat 2026’daki büyük geçişle birlikte haftada 1000 ek sefer eklenmesi sayesinde ulaşım kapasitesi büyük ölçüde artırılacak. Yeni istasyonlar, mimari deneyimler sunmak amacıyla düşünülerek tasarlandı. Hassell gibi firmaların iş birliğiyle oluşturulan bu istasyonlar, üst katmanlarda doğal ışık sağlayacak geniş pencerelere ve derinlerde ise etkileyici boşluklara sahip olacaktır.
İlginizi çekebilir:
Mozaiklerden Kubbelere: Ayasofya Hakkında Bilmeniz Gereken 20 Şey
11. OPPO Chang An Ar-Ge Merkezi – Dongguan, Çin

2026 yılına damga vurması beklenen önemli mimari projelerin sonuna geldik. Çin’in teknoloji devleri, dijital dünyadaki etkilerinin yanı sıra fiziksel çevreye de kalıcı izler bırakmaya kararlı. OPPO’nun Dongguan şehrinde Kohn Pedersen Fox’un tasarladığı etkileyici Araştırma ve Geliştirme merkezi, bu hedefin bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. 115 dönümlük bir kampüsü kaplayan bu proje, birbiriyle bağlantılı dairesel yapılar dizisinden oluşuyor. Bu yapı kompleksi, 6,000 çalışan için konutlar, üniversite, anaokulu, sergi alanları ve ticari birimler barındırarak kampüs içerisinde çeşitli ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlandı.
Kaynak: 1
“`